IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt )

 
Reply to this topicStart new topic
> Her yönüyle Symphysodon discus
atlantis
Mesaj Aug 20 2009, 03:30 PM
Mesaj #1


ISPAROZ
*

Grup: OKUYUCU
Mesajlar: 12
Kayıt: 19-August 09
Yer: Ankara
Üye No: 6,282
Adı - Soyadı: murat yıldız
Doğum Tarihi: 1967
Yaşadığı Şehir: ankara
Kan Grubu: 0 RH (+)





Discus balıklarının tanımlanması:



Symphysodon discus , daha çok Heckel Diskus olarak bilinir.



Discus'un bilimsel açıklaması ilk olarak 1840 yılında Dr.Johan Jacob HECKEL tarafından yapılmıştır. İleriki senelerde birçok bilim adamı amazon balığı discus için özel tanımlamalar denemişlerdir. Fakat her yayından sonra değişik fikirler ortaya çıkmıştır.

Aşağıdaki tabloda 2 sınıf altında bulunan 5 alt neslinin durumu gözükmektedir:



Aşağıdaki bilgiler diskus balıkların bilimsel tiplerine ait isimleri, bilinen normal isimleri, tespit tarihleri ve tespit eden kişilerin isimleri bulunmaktadır :

Symphysodon discus discus-Heckel-Diskus-HECKEL -1840:
Birinci beşinci ve dokuzuncu dikey vücut barları daha fazla koyu renktedir. Vücut formasyonu ahenk içinde ana renk kahverengi-yeşilden kahverengi-maviye çalar. Değişken uzunlamasına çizgiler gri-maviden turkuaz'a gider.


Symphysodon discus willischwartzi-Bluehead Diskus-BURGESS-1881:

Symphysodon aequifasciatus aequifasciatus-Green Diskus-PELLEGRIN-1904:
Anal düz yüzgeçi yeşil-mavi renkte ve üzerinde kırmızı noktalar ve ufak noktalar bulunmaktadır. Değişken ana renk yeşil-kahverengi'den yeşil-mavi'ye veya yeşil-mavi'den yeşil-turkuaz'a gider. (kırmızı noktalı)



Symphysodon aequifasciatus axelrodi -Braune Diskus-SCHULTZ-1960:
Değişken ana renk sarı'dan kahverengi'ye ve kırmızı'ya doğru gider. Az sayıda izler vücutta bulunur. Anal yüzgeçte kafada ve ensede izler görülür.


Symphysodon aequifasciatus haraldi-Blue Diskus-SCHULTZ-1960:
Ana renk mavi-kahverengi 'den mavi ve/veya turkuaz'a gider. Değişken genişlikte uzunlamasına çizgiler vucüt görünümü olarak turkuaz'da oluşur.





Soldan Sağa:Dr.Herbert Axelrod, Harald Schultz, Prof.Harald Sioli, Exporteur William Riese ve Dr. Hans Klinge

1960 yılında amerikan Ichthyological (hayvanbilimin balıklara ait bölümüne verilen bilimsel adı) Dr. Leonhard P. Schultz '' symphysodon cinsleri hakkında yeni yayınlanan bilgiler her soruya cevap verememiştir; fakat bu grup için bu son söz olmamıştır.'' diyordu. Bilimde son 30 yıl kendisini doğrulamıştır.

Bugün sınıflandırma cok zordur. Birçok değişik nesilller ki melezler (hybrid) gibi değişik isimler ile bunu daha da zor hale getirmişlerdir. Her yeni düzenlenen yarışmaya üreticiler yeni melezler getirip piyasayı kendilerine çevirip daha çok fazla para kazanmaya çalışmaktadırlar. Bu nedenlede amazon nehirlerinde bilinen vahşi tiplerdeki türlerle renkleri açısından hiçbir şekilde ortalıkları kalmamıştır.


Symphysodon aequifaciata aequifaciata


Symphysodon aequifaciata axelrodi


Symphysodon aequifaciata haraldi


Symphysodon discus discus


Amazonun yağmur ormanlarından bir görünüş


DİSCUSLARA GENEL BAKIŞ



Akvaryumlara giriş yılı ise 1933 dür. Discuslar oldukça ürkek ve kendi cinsiyle yaşadığında sakin balıklardır.Yetiştirilmesi oldukça zor ve özen isteyen bu balıklar için özel akvaryumlar kurulması gerekmektedir.

Yuvarlak ve yassı gövdeli olan discuslarda renk bantları genelde 9 tanedir ve gövdede dikine yerleşirler.

Erkekle dişi arasındaki en önemli fark,dişinin rengini daha açık olması ve mavi lekelerin daha az bulunmasıdır.

Bu balığa sahip olmak istiyorsanız,akvaryum şartlarını ona göre ayarlamalısınız ki buda oldukça pahalı bir iştir.Öncelikle büyük akvaryuma ihtiyaç duyarlar.Bu akvaryumun iyi havalandırılması gerekir.Suyu çok yumuşak olması ve bu dengenin korunması çok önemlidir.Bitkilendirme son derece önemlidir,discuslar bol bitkili akvaryumları severler ve yumurtlama sırasında bu bitkilerden faydalanırlar. Beslenme konusunda da sizi oldukça zorlayabilirler,verdiğiniz yemi yemeyebilir hatta açlık grevi yapabilirler.Öncelikle canlı yemleri severler,en sevdikleri su kurtlarıdır.Dengeli bir besin sistemi oluşturmak için su piresi v.b. canlı yemleri kullanmanız gerekir.

Üretimleri Melek balığına benzese de çok özen ister.Eğimli yüzeylere yumurtaları yapıştırmak suretiyle ürerler.Özenle temizledikleri alana yumurtaları yapıştıran discuslar yumurtalar başında nöbet tutarlar.Yumurtadan çıkan yavrular gıda torbalarını bitirince aç kalırlar ve anne babanın gövdesinde bulunan tek hücreli canlıları yiyerek beslenirler. Yavrularına Discus kadar bakan ve özen gösteren balık yok gibidir. Oldukça akıllı olan discuslar gösterdikleri davranışlarla besleyenleri şaşırtabilirler. Tedavi edilen discusun bir süre sonra tedavi edildiğini anlayarak kepçeye kendisinin girmesi bu konuya verilebilecek en ilginç örneklerdendir.Akvaryumun dışını bir köpek nidasıyla takip eden discus zamanla sizin davranışlarınızı öğrenecek ve buna göre hareket ederek sizi şaşırtacaktır.




DİSCUS AKVARYUMLARI İÇİN TEKNİK BİLGİLER


Herşeyden önce suyun niteliği önemlidir.Suyun dizalasyonu nitratın giderilmesi vs.Çiftler için özel akvaryumlar gereklidir.Akvaryumun büyüklüğü ile birlikte uğraşma ve yer problemi de büyür.Örneğin Jack Watty discusunu 1 lt.suyla dolu bir akvaryumda besliyor.Genellikle akvaryumun ebatları 50cm.*50cm.*50cm'dir.Bu her çift için maximum 125lt. su demektir.Bu ebatlarda bir tank normal sayılabilir.Daha büyük akvaryumların bakımı zordur.Ayrıca büyük akvaryumlarda discus yavrularını beslemek de zordur.Verilen naupaların suda çabucak dağılması atıkların suyu kirletmesine neden olur.Ayrıca büyük akvaryumların bakımı çok emek ister.
Discusların yumurtlamak için belli bölgeler seçerler.Bu bölgeyi sınırlamak kolay olmalıdır.Discus akvaryumları yerden 80-100cm. yüksek bir yere yerleştirilmelidir.Akvaryumların kolayca kaldırılıp konulabilmesi için aralarında aralık bırakılmalıdır.Discus balıklarının yumurtlarken sakinliğe ihtiyaçları vardır.Bu nedenle balığın yandaki akvaryumdan görülmesi gerekir.Eğer akvaryumlar birbirlerini görmeyecek şekilde düzenlenmezseler , balıklar birbirlerine saldırmaya çalışacaklardır.Ve çiftleşmek üzere olan erkekler bunu durduracaklardır.
Bazı discus türleri yeni yumurtalarını yerler.bunun için akvaryumlar arasından birbirlerini görmelerini engelleyen paravan kaldırılmalı.Diğer discusun yumurtalarını gömdüğünü fark eden discus onları korkumaa geçerek yemekden vazgeçecektir.
Yine bir discu çifti yumurtladıktan sonra kavga edebilir.Bunun nedeni her ikisininde yuvayı korumak istemesidir.Bu yüzden çift bir süre birbirlerinden ayrılarak yalnızca birinin yuvaya bakmasına izin verirlir.Yine iki akvaryum arasındaki engel kaldırıldığında komşu akvaryumla uğraşan çiftlerin birbirleriyle kavga etmeye akitleri olmayacaktır.
Eğer her iki akvaryumun ayrı bir filtresi varsa hastalık yayılma olasılığı da o derece de azalır.Eğer akvaryumdaki donanım diğer akvaryumdakilerle bağlantılı ise su değişimi yapılırken roblem büyüktür.Plastik foam cartrij filtresi örneğin;Tetra brilliant filter, bu tip tanklar için idealdir.Yavrular ya da lavralar bunun içine kaçarlar.mamafi küçük discus biraz büyüyüpbirkaç cm'e ulaştığında plastik ve akvaryum duvarı arasında bir boşluk bırakılır.aksi halde sıkışıp kalırlar.Bu basit filtrelerle su değişimi karşılanır.Ayrıca çok iyi bir hava filtresine ihtiyaç vardır.
Discus bakımı için bir çok filtre metodu kullanılabilir.Büyük dış filtreler kullanılabilir.Bazı besleyiciler ise akvaryumları büyük bir dış filtreye bağlarlar, bu tip filtrelerde rotasyon pompaları doğrudan filtredeki temiz su odalarına bağlıdır.Su buradan yuvarlak dağıtım borusuna pompalanır.Her bir akvaryuma su özel valfle sağlanır.Kirli su filtreye, akvaryumdan uzun bir boruyla ve basınçla gelir.Büyük yetiştirme akvaryumları ya da pek çok ürünün bulunduğu akvaryumlard hızlı iç filtreler kullanılabilir.Burada da dış filtrelerin kullanılması çok daha iyi olur.Hızla dönen pompalar temiz su odasından gelen suyu temizleyip direkt olarak akvaryuma verilir.Akvaryumdaki pis su, bir boruyla filtreye gelir.Küçük dış filtre odasında sırayla filtre tıkacı akvaryum çakılı, nitrat anyon için resinli iki tabaka plastik köpük bulunur. Bu filtre odaları aylarca kullanılabilir.Exchange resinler rejenerasyondan sonra tekrar kullanılabilirler.Tıkaç ve çakıl hemen temizlenmelidir.Plastik köpük tıkaçlar filtre için kullanılır ve her hafta yıkanırlar.Böyle bir filtrenin minimum ebadı, akvaryum hacminin %10 'u kadar olmalıdır.
Çok yumuşak su değişken olduğundan suyun Ph değeri sürekli kontrol edilmelidir.Yumuşak suyun değeri 7,5ve 8,0'a kadar yükselebilir.Yumuşak su ve çok sıcak su, suyun niteliğini olumsuz olarak etkiler.Bunların kontrol altında tutulması şartdır.Bu da iki yolla yapılabilir.Ozon ve ultraviyole radyasyonuyla.Ultraviyole tüpleri direkt olarak filtre sistemine bağlanabilir.Sürekli çalışan bu tüplerin süresi 7500 saatir.Bu da tüplerin en geç 300günde bir değiştirilmesini gerektirir.UV ışığının görevi suyun pisliğini, yaydığı ışınlarla yok etmektir.Ozonun da mikrop öldürücü etkisi vardır.Ozonizasyon sırasında herhangi bir ilaç kullanılmaz.Ayrıca ozonun discus mukusu üzerinde olumsuz etkileri vardır.Ozon, yavrular için mukus salgılanmaya başlanılana değin verilmelidir.Bu da yumurtaların bırakılmasıyla, ikinci günden itibaren ozonun kesilmesi demektir.
Su değişimi çok önemlidir.Discus tanklarının diplerinde kum varsa bunlar düzenli bir şekilde temizlenmelidir.Discuslar büyük balılar olduklarından, çok miktarda dışkı verirler.Bu nedenle discus akvaryumundan hergün bu pislikler bir kova su alınarak temizlenmelidir.İlk önce pislik alınır, sonra temiz su konulur. Amazon nehrinin ortamı sağlanır.
Isıtıcı ve termo-metre de çok önemlidir.Ayrıca discus akvaryumu iyi aydınlatılmalıdır.Florasan lambaları Mercury Vapour lambaları ve metal halinde lambalar kullanılabilir. Her iki akvaryumun üzerinde bir adet florasan olmalıdır.Renk gölgeleri akvaryum zevkine bağlı olarak sağlanır.Doğal ışık ve grolux tüpleri kullanılmalıdır.EO tüpleri suyun 20-30 cm. yüksekliğnde olmalıdır.



SU KİMYASI VE AKVARYUMDA BİYOLOJİK DÖNGÜ



AKVARYUMDA BİYOLOJİK DENGE
Akvaryumdaki balıklar, bitkiler ve mikroorganizmalar, biribirleriyle biyolojik etkileşim içindedirler. Amaç, akvaryum ekolojisi içinde biribirlerini tamamlayan bütün bu canlıları uyum içinde yaşatabilmektir
Karbondioksit (CO2) - Fotosentez - Oksijen (O2) - Solunum zinciri
Fotosentez
Bitkiler, güneş enerjisinin yardımıyla birtakım inorganik bileşikler ve mineralleri ham madde olarak kullanıp ihtiyaç duyduklarında kendileri için enerji kaynağı görevini yapacak glikoz, üzüm şekeri gibi organik bileşikleri sentezlerler. Böylece güneş enerjisini bu organik bileşikler içinde depolamış olurlar. Bu arada karbondioksitteki karbonu © kullanıp suya oksijen verirler. Bitkilerin güneş enerjisini kullanarak gerçekleştirdikleri bu biyolojik dönüşüme fotosentez (asimilasyon) denir. Bitkiler fotosentezle solunumda kullandıklarından daha çok oksijen üretirler. Gündüzleri (ya da ışık açık olduğu sürece) fotosentez yapan bitkiler, besin maddelerinde depolanmış enerjiyi açığa çıkarabilmek için balıklar ve aerobik bakteriler gibi hem gece hem gündüz oksijenli solunum yaparlar. Solunumda fotosentezin tersine oksijen kullanılır ve karbondioksit açığa verilir. Normal şartlar altında akvaryum bitkilerinin fotosentezle suya verdikleri oksijen, kullandıklarından çok daha fazladır. Bu yüzden bitkiler akvaryumda önemli bir oksijen kaynağıdırlar.
Geceleri balıkların çoğu (nokturnal -gece aktif- türler hariç) uyur veya haraketsiz kalırlar ve daha az oksijen tüketirler. Bu yüzden bitkilerin geceleri oksijen üretmemeleri bir sakınca yaratmaz.

Bitkilerin besinlerini sentezleyebilmeleri için sudaki karbondioksite (CO2) ihtiyaçları vardır. Bitkilerin yeterince hızlı fotosentez yapabilmesi için gerekli besin maddeleri ve minerallerin yanında suda yeterince karbondioksit de olmalıdır. Sudaki karbondioksit konsantrasyonu düşükse fotosentez, dolayısıyla oksijen üretimi de yavaş olacaktır. Bir akvaryumdaki en önemli doğal karbondioksit kaynakları aerobik bakterilerin ve balıkların solunumları sonucu açığa çıkan karbondioksittir. Özellikle bitkilerinin iyi gelişmesini isteyenler için geliştirilmiş, suya karbondioksit veren sistemler geliştirilmiştir.

Akvaryumdaki canlılar dışında ışık ve su dolaşımı, karbondioksit-oksijen dengesini etkileyen iki önemli fiziksel unsurdur:

Işığın etkisi:
Bitkilerin özellikle hızlı büyüyen bazı bazı türlerini yaşatmak bir bakıma balıklardan daha zordur. Çoğu yetişkin balık, bir, hatta iki hafta açlığa dayanabilir. Bitkiler ise ihtiyaç duydukları çeşitli besin maddeleri ve minerallerden herhangi birinin dahi eksikliğinde hemen bozulup çürümeye başlarlar. Işık ne kadar güçlüyse fotosentez o kadar hızlı olur; dolayısıyla sudaki besin maddeleri de o derece hızla tükenir. Işıklandırması çok güçlü akvaryumlara bu yüzden daha sık bitki gübresi ve hatta karbondioksit eklemek gerekir. Çünkü güçlü ışıklandırmalı ve bol bitkili bir akvaryumda balık ve bakterilerin açığa çıkarttıkları karbondioksit çoğu zaman bitkiler için yeterli olmayacaktır. Daha doğal bir çözüm ise ışığı biraz daha zayıf ayarlayıp, balık ve bakterilerin karbondioksit üretimiyle bitkilerin tüketimi arasındaki dengeyi kurmaktır.
Oksijen akvaryuma iki yolla kazandırılır:

* Havadan suya difüzyon. (Bu difüzyon su yüzeyinin hareketiyle hızlanır.)
* Bitkilerin fotosentezi.

Balıkların sağlıklı yaşamaları için suda yeterince oksijen olmalıdır. Buna karşılık bitkiler de karbondioksite gereksinim duyarlar. Unutmayalım ki sudaki karbondioksit miktarı fotosentez hızını, dolayısıyla oksijen üretim hızını etkiler.
Su çok hızlı havalandırılır ya da filtre edilirse bitkiler için gerekli olan karbondioksit havaya uçar. Zamanla bozulup çürüyecek bitkilerin fotosentezi, bunun sonucu olarak da ve oksijen üretimi durur.
Su uygun bir hızda filtre edilirse suda yeterli karbondioksit ve oksijen bulunacağından hem bitkiler, hem de balıklar sağlıkla yaşayabilecektir. Burada akvaryumdaki balık ve bitki miktarlarının dengesi de önemlidir.

Su dolaşımı çok yavaşsa sıcaklık, oksijen ve çeşitli besin maddeleri akvaryumun her köşesine eşit dağılamayacaktır. Bu da hem balık hem de bitki sağlığını olumsuz etkileyecektir.
Verilen bilgilerden anlaşılacağı gibi, ışık şiddeti kadar su dolaşımının da dozunu ayarlayabilmek akvaryumun biyolojik dengesi için önem taşır. Uygun ışıklandırma ve filtrasyon çok hassas ayarları gerektirmez.

Azot zinciri
Biyolojik arınma: Başrolde bakteriler, yanrolde bitkiler
Kum, filtre malzemesi, bitki yaprakları gibi yüzeylere yerleşen aerobik (oksijenle soluyan) ve anaerobik (oksijensiz soluyan) bakteriler akvaryumdaki çeşitli biyolojik dönüşümleri gerçekleştirirler. Bu dönüşümler sırasında sudaki balık dişkısı ve üresi, artık yemler, çürüyen bitki yaprakları gibi organik artıklar en küçük yapı taşlarına kadar ayrıştırılırlar. Bu ayrışım ürünlerinin bir kısmı bitkiler tarafından besin maddesi olarak değerlendirilir (örneğin nitrat NO3 ), bir kısmı gaz halinde havaya karışır (örneğin azot gazı N2 ), bir kısmı da suda birikir. Düzenli su değişimlerinin en önemli yararı bu biriken maddelerin konsantrasyonlarının belli sınırların altında tutulmasıdır.
Aerobik (oksijenli soluyan) ve anaerobik (oksijensiz soluyan) bakteriler

* Yeni kurulan bir akvaryumda ancak aerobik ve anaerobik bakteri gruplarının uyumlu çalışmaları sonucu zamanla biyolojik denge kurulur. Bu uyumu sağlayabilmek için filtre malzemelerinin çoğu hem aerobik hem de anaerobik bakteri kolonilerine uygun ortamlar sağlayacak şekilde üretilir. Kumda ya da filtre malzemesi içinde su dolaşımının hızlı olduğu bölgelerde yeterince oksijen bulunur ve buralarda anaerobik bakteriler yerleşir. Su dolaşımının yavaş olduğu bölgelerde ise oksijen azlığı nedeniyle daha çok anaerobik bakteriler kolonileşir.
* Bir akvaryumdaki en temel biyolojik dönüşümlerden biri azot zinciri adı verilen azotlu bileşiklerin bakterilerce ayrıştırılması sürecidir.
Etkin bir biyolojik filtrasyon için gerekenler:
* İyi havalandırma; suda yeterince oksijen bulunması. Oksijen sadece havalandırmadan değil bitkilerden de gelebilir.
* Akvaryumda ve filtre malzemelerinde aerobik arıtım bakterilerinin yerleşebileceği yeterince yüzey bulunması (geniş filtre hacmi, kum). Birim hacim başına geniş yüzeylere sahip seramik köpüğü, cam köpüğü gibi biyolojik filtre malzemeleri.
* Düzenli filtre temizliği


Amonyum ve amonyak
Akvaryumda yaşayan balık, bitki ve diğer canlıların organik artıklarının parçalanması sonucu amonyum (NH4) ve amonyak (NH3) oluşur. Amonyak amonyuma göre çok daha zehirlidir. Sudaki amonyak konsantrasyonu
0.1 mg/litre 'nin üzerine çıkarsa akvaryum canlıları için tehlike çanları çalmaya başlar. Suyun pH değeri yükseldikçe, yani su alkalileştikçe, ve sıcaklık yükseldikçe amonyumun amonyağa göre oranı yükselir. Yani, akvaryumda pH ve sıcaklık yükseldikçe etkin bir biyolojik filtrasyon daha da önem kazanır.

Örneğin pH derecesinin yüksek olduğu (yaklaşık 8.3) deniz akvaryumlarında, bir de deniz canlılarının tatlı su balıklarına kıyasla amonyağa karşı daha hassas oldukları göz önüne alınırsa, amonyum/amonyak bileşiklerinin düşük konsantrasyonda tutulmasına daha da büyük özen göstermek gerekir.

Aşağıdaki tabelada pH ve sıcaklık faktörlerine bağlı olarak sudaki zehirli amonyağın, amonyum/amonyak toplamına göre yüzde (%) olarak payını görebilirsiniz.


Nitrit ve nitrat
İkinci aşamada aerobik nitrosomonas bakterileri amonyum ve amonyağı nitrite (NO2) dönüştürürler. Üçüncü aşamada da yine oksijenli solunum yapan nitrobacter bakterileri nitriti nitrata (NO2) çevirirler. Fazla miktarları balık sağlığını ve gelişimini olumuz etkilemekle birlikte, nitrat, nitrite göre çok daha az zehirli bir bileşiktir. Ayrıca nitrat birçok akvaryum bitkisi tarafından besin maddesi olarak kullanılabilir.

Yüksek nitrat konsantrasyonu balıklarda bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve büyümenin durmasına neden olabilir. Bu yüzden, özellikle genç balıkların yetiştirildiği akvaryumlarda nitrat konsantrasyonunu düşük tutmak için bitki, etkin anaerobik biyolojik filtrasyon ve düzenli su değişimleri çok önemlidir.

Anaerobik filtrasyon derken: Bazı biyolojik filtre malzemelerinin hem aerobik (oksijenle soluyan) hem de anaerobik (oksijensiz soluyan) bakteri kolonilerini barındırabilme özellikleri vardır. Genelde filtre malzemeleri arasında su dolaşımının hızlı olduğu oksijence zengin bölgelerde aerobik, su dolaşımının yavaş olduğu oksijence fakir olduğu bölgelerde ise anaerobik bakteriler kolonileşirler. Bu anaerobik bakteri gurupları nitratı da parçalayarak çoğu uçup havaya karışan azot gazına dönüştürürler. Son yıllarda su çıkışının özellikle çok yavaş ayarlandığı bazı nitrat filtreleri piyasaya çıkmıştır.

Sudaki amonyak konsantrasyonu 0,1 mg/litre'yi aşarsa balıklarda olumsuz etkileri görülmeye başlanır. Nitrit konsantrasyonu 0,5 mg/litre'nin üzerine çıkarsa balıklar için zehirlidir. Nitrat ise 25 mg/litre'yi aşmamalıdır.


Akvaryum: Ekosistem
Biyolojik dengesi oturmuş bir akvaryum, balığı, bitkisi, bakterileri ve diğer mikrobik canlılarıyla birlikte, unsurları biribirleriyle uyum içinde çalışan tek bir organizma ya da ekosistem gibi düşünülebilir. Bu uyum bozulursa kötü sonuçları şaşılacak kadar çabuk görülür. Örneğin akvaryuma bilinçsizce atılan bir ilacın nitrobacter grubu bakterileri öldürdüğünü, böylece nitriti nitrata dönüştüren dönüşüm zincirinin kırıldığını varsayalım. Böyle bir durumda nitrit konsantrasyonu 6-12 saat içinde sıfırdan balıklar için zehirli olacak düzeylere (0.5 mg/litre üzeri) çıkabilir.

Biyolojik dengenin tam anlamıyla oturması zaman alır Akvaryumda azot zincirinin dışında bir kısmı hala bilimsel olarak açıklanmamış birçok biyolojik dönüşüm süreci yer alır. Bitki köklerinin de karıştığı bu karmaşık dönüşümlerin yer aldığı akvaryum kumunda dengelerin tam anlamıyla kurulması 6 ay ile 1 yıl arası bir zaman alabilir.

Nitrit konsantrasyonu; biyolojik dengenin bir göstergesi
Yeni kurulmuş bir akvaryumda çok az sayıda bakteri olduğu için biyolojik dönüşümler başlangıçta çok yavaş olur. Özellikle dengenin henüz kurulmamış olduğu bu kritik devrede akvaryum testleriyle suyun amonyak, nitrit ve nitrat değerlerini ölçmek yerinde olacaktır. Biyolojik dönüşüm zincirinin kurulup kurulmadığını anlamak için ölçülebilecek pratik bir indikatör (gösterge) sudaki nitrit konsantrasyonudur. Yeni kurulmuş bir akvaryumda ilk önce nitrit bir noktaya kadar artar, sonra nitriti nitrata dönüştüren nitrobacter bakterilerinin sayısı yeterli bir düzeye ulaştığı zaman düşmeye başlar; bir süre sonra da hemen hemen sıfıra iner.

DİSCUS İÇİN SU KİMYASI



Her şeyden önce yumuşak su değişken olduğundan suyun Ph'inin sürekli olarak kontrol edilmesi gerekir.Ph değeri hidrojen iyon bileşimiyle ölçülebilir.Ph değeri 7,0 ise nötrdür.Ph değeri düşerse asit, yükselirse bazik haldedir.Discus için ideal 6,0 ve 7,0 arasıdır.Çünkü bu yumurtaların küflenmesini engeller.Ph değeri exchanger resins ya da peat konularak engellenir.Ph ölçme aleti de kullanılabilir.Aletteki elektrod, akvaryumun dibine yerleştirilir.Elektrod, Amplifier yoluyla, elektirik üretir.Sürekli ölçüm için alet devamlı suyun içinde tutulabilir.Camı içindeki ölçüm sıvısı çabucak yayılmaz.
İkinci olarak suyun letkenliği söz konusudur.Suda çözülmüş olarak bulunan maddeler tuzlar vardır.Sudaki yüksek iyon konsanrasyonu suyu daha iletken hale getirir.Tuzlu suyun iletkenliği fazladır.Discus sularının ise iletkenliği azdır.Bu genellikle 50 ms'den azdır.Bu suyun sertliğinin bir olması yani genel sertlik derecesi esastır. Bütün bu faktörler de üretirken göz önünde tutulmalıdır.Üreme suyu gerekli nitelikleri taşımalıdır.Pek çok durumda da bu desalmasyon demektir.Böylece suyun discus yumurtaları üzerindeki ozmotik basıncı azalır.Yüksek basınç altında discus yumurtaları bozulur ve küflenir.Bu bozulma genellikle gözle görülmez.Yumurtalar olduğu gibi kalır ancak lavra oluşmaz.Yumurta içindeki basınç gelişmeyi engeller.Üreme suyunun iletkenliği 300ms'den az olmalıdır. Örnek olarak: Almanyadaki sular genellikle sert ve üreme için uygun diildir.bu yüzden yumuşatılır.ya da tuzu alınır.bunun için iyon exchanger resinsler kullanılır bunlar suni resinin çok küçük granülleridir.endüstride su damıtılmasında kullanılır.Bu granüllerde binlerce anyon ve katyon bulunur.
Sudaki tuzların tamamıyla temizlenmesine dekarbonizasyon , yumuşatma ya da deselasyon denir.Suyun yumuşatılması çok önemlidir.Katyon Exchangerlar, suyun karbonatını alır.Kalsiyum ve Magnezyum sudan alınır.Sodyum verilir yumuşatma filtresi çok yavaş çalışır.Özel disalnasyon filtresi alınabilir.Bunlar genel filtre sistemi ya da bypass olarak kullanılır.Bypassda filtre suyu resinden hortum sistemiyle geçer arıtılmış su filtre odasına döner.
Yumuşatma resinleri kolay ve emniyetli bir şekilde mutfak tuzundan elde edilebilir.Karbonat sertliğiyle oluşan sodyum , hidro karbür alkali verir.Ph değeri 8,0 ve 9,0 arasında değişecektir.Bu değerler tabi discus için değildir.Bu yüzden su tekrar asitle tamponlanıp gerekli Ph değerine getirilmelidir.
Resin seyreltilmiş Hidroklorik Asitle rejenere edilebilir.Bunun için çok dikkatli olunmalıdır.Dikkatsizce kullanılırsa Ph yükselir ve balık ölür.
Suyun desalnasyonu için bir başka olasılık da bir çift filtre sistemi ya da akvaryum dışında karışık saf suya yakın bir su elde edilmesidir.Çift filtre sistemi basittir.İlk filtrede su asitle rejenere edilmiş Katyon Exchanger 'den geçer.İkinci filtre de ise anyon Exchanger'den geçer.Bu yoldan elde edilen su diğer desalide edilmş ya da kalan suyla ayarlanır.Tamamıyla desaline edilmiş su discusun saf suyuyla aynı olmalıdır.
Birçok akvaryumcu kalan sularını desaline etmek zorundadırlar.Böylece ne yazıkki önemli tuzların da yok edildiği tuzsuz bir suya sahip olurlar.Bu yüzden daha sonra suya vitamin ve mineraller konulmalıdır.Black Water Extract kullanılmalıdır.Suyu arındırmak için üç ayrı dış saflaştıma metodu vardır.Yine suyun niteliğini koruması için suyu arındırmak için içmetodlar mevcuttur.
Ion Exchanger'ın uyugun bir hale getirdiği sodyum hidrocarbite Ph değerinn korunmasını sağlayacaktır. Karbonat sertliğini çok düşük tutacak ve Ph değerini 5,7 ve7,0 arasına indirecektir.
Diğer taraftan discus bakıcısı için metabolik ürünlerin nitratlarla birlikte alınması da çok önemlidir. Akvaryumumuzda zararlı nitratı yok edecek bitkiler olmayacağından bu ancak suyun kısmen değiştirilmesiyle ya da nitrat filtrasyonuyla sağlanacaktır. Filtre kömürü gibi işlev gören klor formundaki Anyon Exchangerlar kullanılır. Resin dış filtrede filtre sonrası materyal olarak kullanılır.Tıkaç , çakıl vb. materyal filtre öncesi kullanılır. 1lt.Exchanger , her 100lt.hacim için kullanılır.
Hidrojen karbonata bağlı bir Anyon Exchanger, karbonat sertliğini azaltır.Böylece Ph değeri de discus için ideal olan 5,7 ve 7,01'a düşer.Bu resinle nitrat aylarca ''0'' da tutulur.Bu yavruların büyümesi yararlıdır.Başarılı bir discus akvaryumunda, her lt. için nitrat değeri maximum 0,15 mg. değerinde olmalıdır.



Besleme



Büyük bir discus'un iştahı kendisi gibi büyüktür.Verilen yiyeceğe doğru yavaşça yaklaşıp iştahla yer.Sindirrerek yavaşça yutar.Yiyeceğine saldırıp hemen yutuveren Angel( Melek)balığının aksine , discus yiyeceğini seçer.

Doğada discus sinekler , bunalrın lavraları ve küçük karideslerle beslenir.Ayrıca henüz hakkında pek fazla araştırma yapılmamış olan çeşitli yosunlarla da beslendiği bilinmektedir.Discuslar belli yiyeceklere alıştırılabilirler.Tabii , yeni yakalanan bir discusu domastik olanların yanına koyup böylece beslemek çok daha iyiydir.Yiyecek verilirken diğerleriyle birlikte yemi alamayan discus hasta demektir.








Büyük bir discus başka hangi yiyeceklerle beslenebilir? .


Önerilmesine rağmen yiyecek olarak Tubifex kurtları da vardır.Bunlar suyu kirletir ve ağır metaller ihtiva ederler. bu yüzden yiyecek olarak verilmeleri zararlıdır.Büyük discuslara suyun üzerindde yüzen donmuş ve kurutulmuş sivri sinek lavraları verilebilir.Ancak discuslar kırmızı çeşitleri tercih ederler.Fakat siyah ve beyaz lavralar daha besleyici olduklarından , bunlara alıştırmak gerekir.Bir başka yiyecek de sığır yüreğidir.
Sinir ve yağları alınmış yürek , küçük parçalara doğranarak verilir.Gerektiğinde bir parça sığır yüreği sebze ya da findık üzerine konularak sunulabilir.Eğer yürek kurtlarla karıtırılmışsa balık bunu seyrek alacaktır.Ayrıca dondurulmadan önce vitamin ya da minerallerle zenginleştirilebilir.Multi vitaminler ya da mineraller şırınga ile ete verilip sonra et dondurulabilir.
Diğer bir olasılıkta , yağı yürekten almak ve küçük parçalara ayırıp mikserde ,öğütmek sonra da balığın büyüklüğüne göre ayırıp vermektir.Bu ete Osspulvit yada benzeri multi vitamin mineralleri katılabilir.Kıyılıp haşlanmış ısanak, yumurta sarısı, ve acısız kırmızı biber eklenebiir.Sonra karışım plastik bir torbaya konulur.Karışım ince bir tabaka halinde yayılır, böylece tabaka donduktan sonra kolayca küpler halinde kesilebilir.Donmuş ,kurutulmuş sivrisinek lavraları bu karışıma katıabilir.Lavralar sonradan yemi emecek ve akvaryum içine yürek parçalarıyla birlikte, kolayca yenilmek üzere dağılacaklarıdr.
Bir diğer discus yiyeceği de Enchytraea'dır.Bu kurtlaru kendiniz üretebilirsiniz.Bu çok sevilen bir yiyecektir ve dişinin yumurtlaması açısından faydalıdır.Ancak çok yağlı olduğundan belli miktarlarda verilmelidir.Bu kurtlar , yavru discuslar içinde kullanılabilirler.Kurtlar albüminli maddelerle beslenirlerse , balık bu yoldan albümin alabilir. Enchytraea kültürüne vitamin tozu da katılabilir.Su sinekleri yavru discuslarca sevilirler.Ancak büyük discuslar bunları tercih etmezler.Discus'a yeni bir tür yem verilirken bakıcı ilk önce bunu günlük olarak azar azar daha sonra miktarı artırarak vermelidir.Büyük bir discus günde 3-4 kez beslenmelidir.Azar azar ama sık yem verin.Kuru yemler sabah ya da akşam üstü donmuş yiyecekler daha geç verilmelidir.Sabahları yem vermeden önce en az 15 dakika için balığın kendine gelmesi beklenmelidir.Akvaryum ışıkları yakıldıktan hemen sonra yemeyeceklerdir.İlk önce renkleri canlanmalı, gözleri canlı bir hal almalıdır. Eğer böyle değilse balık kendine gelmemiş demektir.
Yavru discuslarda yetişkinlerin yedikleri yiyeceklei yiyebilirler.Yavru discuslar günde bir kaç kez beslenirler.Bu ne kadar sık olursa okadar iyidir.
Discuslar evde besleniyorlarsa yavru discusu aç bırakmak tehlikeli olur.Birisi en azından günde iki kez yavrular beslemelidir.Bu durum iki haftalık oluncaya kadar devam eder.üyüyünce günde bir kez beslemek yeterli olacaktır. Erişkin bir discus bir hafta aç kalabilir.Ama kalmasa daha iyidir.Bir taile gitmeden önce, balık bir kaç gün için daha fazla yemle beslenir.



Üreme İçin Hazırlık



Başarılı bir discus üretimi için ilk önce iyi bir çift discus gerekir.
Çiftlerin birleşebilmesindeki en önemli konu cinsiyet belirlenmesidir.Çiftlerin dişi mi erkek miolduğunu dışardan tahmin etmek çok zordur. Cinsiyet tayini için hangi karakteristikleri kullanabilirsiniz?
Herseyden önce balığın genel görünümü. Aynı yaşta olan bir çiftten iri olanı erkektir. Özellikle önden bakıldığında erkeklerin daha geniş ve çıkık güçlü yuvarlak başları vardır.erkeklerin sırt yüzgeçleri daha sivri ve yukarı kavislidir. Dişilerin sırt yüzgeçleri ise daha yuvarlaktır. Erkek discusun kuyruk yüzgeçi daha geniştir.
Erkeğin kanatları daha uzun ve geniştir. Güçlü kafatası ve kalın dudakları, boyun altının daha belirgin olması yine erkeklere ait özelliklerdendir. Ancak iri dişiler de bu özelliklere sahiptirler.

Doğada sürü halindeyken liderleri hem dişi hem de erkek olabilir. Genelde aynı tankdaki discuslarda erkek öncü durumdadır.Normalde çift birbirlerinin ağızlarını çekmeyecektirler. Erkek dişiyi yavaşça kenara itecektir. Hızla ona yüzecektir.Ve aniden geri dönecektir.Dişinin üzerindeki çizgiler belirginleşecektir.Eğer erkek eşini beslemek için takip ederse bu hareket onların iyi bir çift olduğunu gösterir.Akvaryuma yem atıldığında balıklardan biri kenara saklanırsa, ikiside aynı cins demektir.
En iyi metodlardan biri de çift olarak seçtiğiniz balıkları bir kaç gün aynı tankta tutmaktır.Böylece cinsiyetleri belirleyebilirsiniz.Eğer kavga ederlerse ayrı tanklara koyarız.Çift oluşturacağımız zaman erkek daha önce tanka konulmuş dişinin yanına konmalıdır.
Konulan erkek tanktaki dişiyle derhal ilişkiye girer.Ancak discus dişi ise saldırır ve günlerce akvaryumun bir köşesinde saklanır.Üremede suyun niteliği çok önemlidir.Su turbalarla zenginleştirilebilir.Bu nedenle akvaryum peat'i ayrı bir yerde suya karıştırılmalıdır.Bir taşla havalandırılmış peat suya asit ekleyecektir.Bir kaç gün sonra bu eski suyun bir kısmı üreme akvaryumuna konulur.Discus pH değerindeki hafif değişime olumlu cevap verir ve suyun yeni bileşimi yumurtlamayı teşvik eder. Bu durum aynen tabiattaki gibidir. Yağmur mevsiminde de sularda aynı değişim görülür. Peat çok ince torbalar veya naylon çoraplarla toplanır.
Diğer bir olasılık ta, havalandırma sistemini bir kaç saat için kapatmak olacaktır.Böylece Peat konteynerin dibine konulabilir.Seramik koniler discus'un yumurtalarını bırakması için ideal yerlerdedir.Discusun yumurtalarını yumuşak yere bırakması gerekir.Koniler bu yüzden ideal yerlerdedir.Çiçek saksıları da kullanılabilinir.Ancak yumurtaların içeriye kaçmaması için dipteki deliğn kapatılmasıgerekir.Üretme tankının sağ tarafı bir kriter olarak kabul edilir.
Discus sessizlik içinde yumurtlamayı sever. bu yüzden üreme tankları yalnızca bakıcısının günde birkaç kez girdiği odada olmalıdır. balık ne kadar çok rahatsız edilirse o derecede utangaç olacaktır.sağlıklı bir discus akvaryumun önünde yüzer. Akvaryumun önünde birisi durduğunda ona ilgiyle bakacak yaklaşacaltır. ve hatta elinden yem yemeyi dahi kabul edecektir. Böylece discus insanlara alışacak beslenme zamanını benimseyecek ve beslenme zamanı geldiğinde yemi almak için size doğru gelecektir. Bu da discus beslemenin diğer bir zevkli yanıdır. Beslenirken birbirleriyle iyi geçinmelidirler. Yiyecek için kavga ederlerse ya da erkek dişinin yemesine engel olursa bu uyumsuz olduklarını kanıtlar.



Başarılı Bir Üretim



Hakkında az bilgi sahibi olduğumuz discusun ilginç kuluçka devresi oldukça zor bir devredir.Yumurtalarla ilgilenir. Lavraları yumurtadan çıkarır ve onları beslerler.Yavrular yüzmeye başladıklarında hiç birinin kayıp olmamaması için onları dikkatle izlerler.Onları takip eder yuvaya geri getirirler. Hatta yavru discuslar yüzmeye başladıktan sonra onlara deri sekrasyonu için dahi yardımcı olurlar.Yavrular kendi kendilerine bakabilir hale gelinceye kadar onlara bakarlar.Ancak tüm bunları görebilmek için ilk önce discusun yumurtlamasından itibaren onu gözlemeniz gerekir. Discus çifti birbirlerini bulduktan kısa bir süre sonra çiftleşmelidirler. Bunu beklemek sabır işidir.
Uygun çiftlerin çiftleşmesi aylar hatta haftalar alabilir.Bir yaşına geldiklerinde üreyebilirler.1'den üç yaşına kadar başarıyla üreyebilirler. Discusların düşük atmosfer basıncı periodlarında üredikleri söylenir.Ancak bu hipotez yalnızca bu konudaki düşüncelerden biridir. Dişi bir discus haftada bir yumurtlayabilir yine bir dişi discus 6ayda bu şekilde yirmi takım yumurta dökebilir.
Tabii normalde dişi önce doğurduklarına bakacak bunlar tanktan alındıktan sonra tekrar yumurtlayacaktır. Bu arada da yumurtlamada yumurta yiyici discuslar görülmüştür. Yumurtlama işlemi esnasında discus birkaç ay dinlenebilir.Bu gibi bir durumda çiftleşme için ideal olan bir çift dahi aniden yumurtlamayı durdurur.Ve sonra aniden yumurtlamaya başlar. Discusun yumurtlamaya başlayacağı önce balığın renk değişiminden anlaşılır. Özellikle vücudunun arka kısmı daha da koyulaşır. Son dört çizgi daha belirgin bir hale gelir yine kuyruk yüzgeci daha belirgin bir hal alır vücut rengi gitgide koyulaşır bunlar yumurtlamanın işaretleridir.
Balık yumurtlama konisinin yanına gelir vücudundan bir titreme geçer.Bu titreme özellikle baş kısmında belirginleşir. Yüzgeçleri titrer ve birbirlerine doğru yaklaşır Baş sallama hareketi görülebilir.
Dişi sürekli olarak koniye doğru yüzer. Yumurtlama başlamak üzere gibidir. Ancak dişi yine hazır değildir. Her ikisi de koniyi tekrar tekrar temizlerler. Bu temizleme hareketi yumurtlamanın çok yakın olduğunun göstergesidir. Dişinin ovipozitörü belirgin bir hal alır. Vücuddan 3-4 mm dışarı çıkar. Erkeğin üreme organı daha kısadır. Dişi tekrar yumurtlama dememesi yapar. Erkek yanında durur. Bu nedenle yumurtlamanın diğer akvaryumlardan görülmemesi gerekir. Yoksa balık yanaşamaz. Bütün gün süren yumurtlama hazırlığından sonra gerçek yumurtlama başlar.
Discus'lar akşamüstü yumurtlamayı tercih ederler.Dişi, yumurtlama konisine doğru yüzer.Sırayla 10-20 arası yumurta bırakır. Bir takım, genelde 200 yumurtadan, daha iyi bir takım, 300 yumurtadan ve en fazla 400-500 yumurtadan oluşurlar.(500'ün üstü çok istinai bir durumdur.) Her yumurtlayıştan sonra dişi, erkeğin yumurtaları dölleyebilmesi için yer bırakır. Bu sırada tankta akınta olmamalıdır, bu nedenle filtreler kapatılmalıdır. Yumurtlama 1 saat civarında devam eder.
Balıkları izlerken onları rahatsız etmemeye özen göstermeliyiz. Bu sırada çiftlerden hangisinin erkek ve dişi olduğu kolayca tespit edilebilir. Ayrıca balıkların birbirlerine karşı davranışlarını da bu sırada görebiliriz. Eğer discus çifti iyi anlaşıyorlarsa, yavruların yaşam şansları o derece artar.
Yumurtaları bıraktıktan sonra onları sürekli olarak göğüsleriyle kontrol ederler. İyi bir çift belli aralıklarla nöbetleşe beklerler. Çift kavga etmeye başlarsa, durum kritikleşir. Kavgalar artarsa çiftler yumurtaları yiyebilir. Tek bir balık bırakmak da problemi, çözmez ancak bir balık yalnız başına yavrulara bakabilir.
Discusun yumurtadaki balığı yediğini görmek rastlanılan bir olaydır. Bunun için en iyi çözüm, çiftden birini aynı akvaryumdan çıkartmaktır.Bir başka çift balıkta kullanılabilir.Eğer bu başka çift diğerleriyle hemen hemen aynı zamanda yumurtlamış ise kavga eden çiftin yavruları , bu yeni çiftin yanına konulabilir.Yeni bakıcılar genellikle yeni gelen yavruları kabul ederler ve onlara kendi yavruları gibi bakarlar.Yine yumurta yiyen Discusların yavruları da bu şekilde ayrılırlar.Böylece yavru discuslar tabii bir ortamda yetişirler.
Şimdi de biz yine üreme tankımıza dönelim.Yumurtular 60 saatte 30'ta gelişirler.İkinci gün yumurtaların içindeki küçük siyah benekler gözle görülebilir.48 saat sonra da küçük gözler dahi farkedilir.Discus çifti lavraların yumurtadan çıkmasına yardım eder.Küçük lavralar titreyen kuyrukları ile konide asılıdırlar.Başlarındaki yapışkan salgı bunların düşmesini engeller.Bu süre 60 saatden fazla yani yavru kendi başına yüzebilinceye kadar devam eder.Lavra evresinde çiftler bunları sıksık yerleştirirler.Lavraları yumurtaların yapıştığı yerden farklı yerlere koyarlar. Yumurtadan kendi kendilerine yüzebilen discus olmaya geçiş aşamasında geceleri tanklarda bir ışık bırakılmalıdır. Böylece çiftler yavruları akşam üstü bir araya toplayıp gece boyunca da onlara bakabilirler.
Bu süre zarfında çiftler daha az yerler.Ancak düzenli bir şekilde beslenmeye devam etmelidirler.Canlı yiyecekler verilmemelidir.Çünkü discus canlı yem ve lavrayı güçlükle ayırtedebilir.Yavru discusun kendi kendine yüzebilmesi ile birlikte doğruca ebeveyne doğru yüzmesi önemlidir.Eğer böyle yapmazlarsa kaybolurlar.Bu çok sık görülmekde ve nedeni bilinmemektedir.Çiftlerin deri sekrasyonu geliştirmedikleri olasıdır.Böyle bir durumda da yavrular kayıb olurlar.Derhal ebeveyne doğru yüzen onun derisiyle sürekli kontakta kalıp durmaksızın sekrasyon alır. Bu devrede çiftler özel koyu bir renk alırlar.
İlk birkaç gün yavrular çiftlerin sekrasyonlarıyla beslenirler.Doğada sekrasyonsuz yaşamaları imkansızdır.Birçok discus beseleyicisi bunu denemiştir ancak başarılı olamamıştır.
Deri sekrasyonu en azından ilk 4-5 gün yavru Discus için gereklidir.Ancak bundan sonra karides artemia larını alabilirler.İlk günlerde yavrular ebeveynlerden 7cm. kadar ayrılabileceklerdir. Büyüdükçe ebeveynlere bağımlılıkları gitgide azalacaktır.
Kuluçkadayken çiftlerin birbirlerinin rollerini nasıl üstlendiklerini izlemek ilginçtir.Genellikle çiftlerin biri yavrularla yüzerken diğeri yer ya da akvaryumdaki bölgesini bekler.
Yavru discus ebeveyn sekrasyonuyla yaklaşık iki hafta beslenir.Ancak yeterince büyüyen yavru bu evreden sonra ebeveynin mucusuna zarar verir.Bundan sonra yavruyu ayırmak gerekir.Artık artemia nauplia ile beslenirler. Başlangıçta naupliya'yı yavrulara çiftlerin yanında bir cam pipetinin içinde vermek yararlı olur.Sonra küçük discus tankın içinde aramaya başlar.15 Gün sonrada her türlü yiyeceği alabilir.

Yavruların Büyütülmesi

Discus beslemek ve büyütmek farklı olaylardır. Yavru discus'u büyütmek oldukça zahmetli bir iştir. Büyütülen yavru 6-8 haftalık olduktan sonra satılmaktadır. Ayrıca discus yetişkin bir hale yani 9-12 aylık bir hale gelinceye kadar bakılır. Küçük discus'lar genellikle 8 haftalık olduklarında satılırlar. Bu kısa devrede çok iyi bakmak gerekir.
Düzenli bir şekilde suyun kısmen değiştirlmesi önemlidir. Akvaryumdaki nitrat artışını engellemek ve dengede tutmak ta gerekir. Bunun için de bir nitrat filtresi gereklidir. Nitratın fazla olduğu bir tankta discus gelişemez. Bu balıkların gündebir kaç kez beslenmesi gerekir. Yavruların metabolizma ihtiyaçları fazladır. Suyun çok temiz olması ve artıklardan arıtılmasıda da önemlidir.Her gün yapılan su değişimiyle, bu sağlanabilir. Balıklar daha sert, örneğin; mineral bakımından daha zengin sularda, daha, iyi büyürler. 10 Derecenin üzerindeki genel sertlik derecesi yeterli olacaktır. Sert sularda ph derecesi sabit kalır. Böylece ph'ın artışı ve azalışını kontrol altında tutmak mümkün olacaktır.Suyun niteliğinin iyi olması daima göz önünde tutulmalıdır.İyi ve uygun birşekilde bakılan yavru çabuk büyüyecektir.
Solungaçlarının zarar görmesi,yavru discus için ciddi bir problemdir.Bu durumun nedeni hala anlaşılamamıştır. İki teori bulunmaktadır. Birincisi, küçük bir akvaryum ve pis suyun, balığın yeterli oksijeni alamamasına neden olduğu düşüncesidir.Balık akvaryumda hızla solumakda bu da solungaçlara zarar vermektedir.Solungaçların iltihaplanması bunun belirtisidir.
İkinci teori, ise yavru balığın gereken vitamin ve minerallleri alamamasıdır.Bu da olabilir.Çünkü yavru balıklar üç haftalık olduklarında deri sekrasyonu dışında yalnızca artemia yerler. Bu durumda artemia kültürüne vitamin katılmalıdır. Her bir kültür şişesine 20 saat sonra (artemia çoğaltılırken) vitamin konmalıdır.(Bir damla multivitamin solusyonu katılır.) Az miktarda mineral koymakta yeterli olacaktır.



Hastalıklar



Discuslar diğer balıklardan fazla hastalanmazlar. Discus hastalıları hakında fazla detay bilinmemektedir.
Herşeyden önce kullandığınız suyun niteliği önemlidir. Doğada binlerce litre ve sürekli olarak değişen suda yaşayan discusları akvaryumda yalnızca az miktarda bir suda tuttuğumuzu unutmamalıyız.Tabii akvaryumdaki su doğadakinden daha çabuk kirlenecektir.Suyun kötü olması hastalık riskini artıracaktır.Bu da su değişimi büyük filtre odaları uygun filtre sultratumu ve nitrat filtrasyonuyla engellenebilir.
Akvaryum balıklarının hastalanmasına neden olan başlıca faktörler, amonyak ve nitrat zehirlenmesi, Ph değerindeki ani değişim , sıcaklığın düşmesi, 02 eksikliği, intoksidasyondur. Buna balığın nakliyesi, yeni bir akvaryuma konması, akvaryumun çok kalabalık olması ya da akvaryuma sonradan konulan bir balığın hastalık taşıması faktörleri de eklenebilir.
Ayrıca verilen yemlerin niteliği ve miktarıda önemlidir. Az yiyen bir balığın hastalığa yakalanma olasılığı artar.Eğer sürekli olarak aynı yemi yiyorsa, gereken şekilde beslenemez. Bu yüzden çeşitli yiyecekler verilmelidir. Ayrıca balığın aşırı beslenmesi de zararlıdır.Metabolizmaya zarar verir.Örneğin , karaciğerde yağlanmaya yol açar.
Akvaryuma yeni alınan bir balık her ihtimale karşı karantinaya alınmalıdır.Yeni gelen balık özel bir karışıma konmalıdır.Yarım tablet Cotrim Oxale ya da Bactrim Fort, bir tablet Flagy ya da 250 gr.Metronizanol.50 lt.karantina suyunda çözülür.Balık bu suda en az 5 gün kalır.Akvaryum filtre edilir.Isı 30C olmalıdır.Gerekirse 5 gün boyunca 32-33 C'ta yükseltilebilir.Çok iyi 02 sağlanmalıdır Ancak bundan sonra balık diğerlerinin yanında kalabilir.
Discus için ,insanlar için kullanılan bir çok ilaç, veteriner tavsiyesi üzerinde kullanılabilir.Bunlar etkili olacaktır. Flagellates, kurtlar , solungaç kurtları ve diğer parazitler vb tedavi edilebilir.Kurtlar alışılagelmiş hastalıklardandır. Beyaz, sert dışkı oluştururlar.En etkin tedavi şekillerinden biri suyun ısıtılmasıdır.Akvaryum suyu 35-36 C'ta karar ısıtılabilir.Bu kademeli olarak yapılmalıdır.Bir hafta sonra su tekrar eski derecesine getirilmelidir.Çok iyi 02 gerekir.
"Hole in the head" hastalığında, bu tedavi sürekli iki haftaya kadar uzatılabilir. Bu tip bir tedavi balık açısından çok zor olacaktır.Ancak yapılması gerekir.Özellikle zayıf bir balık için ısı tedavisi güçtür.Hiç yiyemeyen ,zayıf ve beyaz dışkı çıkaran bir balığa kesinlikle ağızdan Metradozinal verilmelidir ,süreklilik gerekir.


Problem Bir Balık Mı?



Evet bu böyle biliniyor. Ancak, Discus yetersiz ya da iyi bakılmadığında hastalanan bir balıktır. Diğer balıklara nazaran daha dayanıklı ve uzun ömürlüdür.Çok iyi bakılması gerekir.
En önemli nokta şudur; Doğada discus yumuşak suda yaşar. Bu suda discus için hayati değer taşıyan humins vardır. Ancak biz tankımıza çok fazla humins koyarsak rengi kahverengiye dönecek ve bulanacaktır. En ideali, bunları orta sertlikle bir suda tutmaktır. Genel sertlik 10-15 C arasındadır. Üreme sırasında sertlik düşürülmelidir. Peat extracats, elementler ve multivitaminler konulmalıdır.
Akvaryumun pH değeri çok önemlidir. Bunu 6-7 arasında olması geremektedir. Asit kullanımı sonucu Ph değerinde oluşan ani değişim , balığın ölümüne neden olacaktır.Ph değerinde, suyun filtre edilmesiyle hafif düzeltmeler yapılabilir.
Üreme için çok hafif asidik bir ortam yaratılabilir.Ancak Ph değerinin beşin altına düşmemesi gerekir.Peat'in bakteriside etkisi, yumurtaların küflenmesini önler.
Discus akvaryumunun ısısına çok dikkat edilmelidir.Discus ılık suyu sever. İdeal ısı 28-30C arasındadır. 28 dereceden aşağıya düşmemelidir. Bazen ısı 31-33 C'ta yükselebilir. Bu üçüncü günde düşürülmelidir.
Balıkları bakterilere karşı korumak zordur.Bu yüzden akvaryum suyunu kısmen değiştirmek gerekir.Değişen suyun nitratı değişecektir.Yükseklecektir.Yada su değiştirilirken Iyon-Exchanger kullanılabilir.Exchanger resins Ph değerini ayarlar Ve bunun Ph 6 ve 7 arasında kalmasını sağlar.
Discusun kendini iyi hissedebilmesi verilen yiyeceklere de bağlıdır.Doğada discus taze su karidesleriyle beslenir.Çeşitli yiyecekler verilmelidir.Eğer tek çeşit yiyecek verilirse dişi discus yumurtlamaz. Standart discus yemi yalnızca kuru çeşitleri değil ayrıca mineral ve vitaminlerle zenginleştirilmiş dana kalbi, yetişmiş artemia ve beyaz kurdu da kapsar.
Bir çok discus bitkisiz ve dekorsuz akvaryumlarda tutulur.Ancak akvaryumcular bunun tam tersini isterler.Akvaryumdaki malzemenin niteliği ve kontrolü çok önemlidir.Artıklar kolayca çakılların üzerlerine yerleşebilirler. Bogwood kökleri çürür ve pis koku yayar.Nitrat oluşumu çabucak tehlikeli seviyeye ulaşır.Discusun rengi kararır ve akvaryumun kenarına yapışır.Bu nedenle dikkatli olmak gerekir.Çözümlerden biri akvaryumun dibini çakılla kaplamaktır.Akvaryum tabanındaki ön kısım boş bırakılır.Çakıllar ve bitkiler arkaya doğru yerleştirirlir.Böylece hem temizlik hemde görünüm güzelleşir.

Aşağıdaki fotograflar çeşitli discus türlerine aittir. (bazı fotoğraflar doğada bulunmayan melez türlere aittir)














Kaynak:sci.ege.edu.tr


--------------------
Murat Yıldız-Ankara
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
Okuyan Sayısı: 1 (1 Misafir ve 0 Gizli Üye)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Tarih: 26th October 2014 - 07:37 AM

Levrek Avı Kefal avı Cupra avı Derin su balık avı Trofe Balık Avı Yassı Balık (kalkan-dil balığı) avı Surf Casting Jigging Tekniği At-Cek Tekniği

Sazan avı Turna avı Alabalık avı Yayın balığı avı Levrek ve Sudak avı Tatlı Su Balık avı